Ana Sayfa arşiv Beyninize Güvenebilir misiniz?

Beyninize Güvenebilir misiniz?

0
Beyninize Güvenebilir misiniz?

Beynimizdeki bilinçdışı önyargılar yüzünden, kararlarımız devamlı bizlere ilişik değil. Hepimizin beyni değişik çalışıyor. Bu yüzden bazı insanoğlu bazı önyargılara daha eğilimli. Bu önyargılar ne mi?

Doğrulama önyargısı: Bir şeyin doğru olduğuna inanınca onu destekleyen kanıtlar görürüz. Birinin sizi sevmediğini düşünüyorsanız, aranızın fena olduğu zamanlar daha fazlaca gözünüze batar.

Tutuculuk önyargısı: “Hiçbir şey fikrimi değiştiremez” diyen birini duydunuz mu? İşte bu tutuculuk önyargısıdır. Yeni kanıtlarla karşılaşınca görüşlerimizi güncellemeye eğilimliyizdir.

Empati boşluğu: Mantıklı (soğuk) olduğumuzda, duygusal (sıcak) olsaydık kararımızın iyi mi değişeceğini bilemeyiz. Gene aynı halde; duygusal olduğumuzda da kararımızın ne kadarını duyguların etkilediğinin farkına varamayız.

Çapa önyargısı: Kararımızı bir mevzuyla ilgili edindiğimiz ilk bilgiye dayanarak veririz. O yüzden etiketinde ilk fiyatıyla indirimli fiyatını yan yana gördüğümüz şeyleri almaya daha meyilliyizdir.

Seçim destekleme önyargısı: Bir seçim yapınca muhtemelen bu sonucu haklı çıkarmak için seçiminize pozitif gözle bakarsınız. Sonradan daha iyi seçenekler bulunduğunu görseniz bile.

Olumsuzluk önyargısı: Bu durum zihnimizin negatif deneyimlere pozitif olanlardan daha şiddetli tepki vermesidir. Seçimlerin avantajından fazlaca dezavantajını görmemize ve bu yüzden fırsatları reddetmemize neden olur.

Sürü psikolojisi: İnsanlar kalabalığın peşinden gider; kısaca fikirleri uyuşmasa bile her insanın tercih etmiş olduğu bir şeyi tercih etmeleri daha muhtemeldir.

İrade önyargısı: Baştan çıkarmaya karşı koyma becerimize aşırı güveniriz. Diyetteysek, gittiğimiz partide pasta yemeyeceğimizi düşünürüz fakat birçoğumuz irade gücümüzü gereğinden fazla abartırız.

Frekans yanılsaması: Yeni öğrendiğiniz sözcüğün karşınıza her yerde çıktığını fark ettiniz mi? Beynimiz seviye görme eğilimi içindedir. Bu yüzden garip bulduğumuz şeyleri (yeni sözcükler şeklinde) daha fazlaca fark ederiz.

Devekuşu etkisi: İnsanlar bir çok süre kafalarını kuma gömerler (mecazi olarak). Olan fena şeyleri görmemeyi tercih ederiz. Örnek olarak harcamaları azaltmaktansa kredi kartı ekstresine asla bakmamayı yeğleriz.

Sıfır risk önyargısı: Bir riski tümden ortadan kaldırmayı, daha büyük bir riski büyük oranda ortadan kaldırmaya yeğleriz. Mesela ufak bir petrol sızıntısını ortadan kaldırmayı, aynı parayla devasa bir petrol sızıntısını büyük oranda engellemeye tercih ederiz.

Sürerdurum önyargısı: Bu durum her şeyin aynı kalması yönündeki tercihimizdir. Geçmişte yaptıklarımızdan dolayı hep aynı lokantaya gitmeyi yada aynı markaları satın almayı tercih ederiz.

Ölçek duyarsızlığı: Beynimiz ölçekleri anlamada iyi değildir. Bir felaketten 200, 2.000 ya da 200.000 şahıs de etkilenmiş olsa aynı tepkiyi veririz zira büyük sayıları kavrayamayız.

Beklenti tesiri: Bu durum, öz beklentinin enerjisini anlatır. Başarıya ulaşmış olcağınıza inanırsanız başarıya ulaşmış olmanız daha büyük olasılıktır. Fakat aynı şekilde bir şeyi yapamayacağınızı düşünürseniz başarısız olmuş olursunuz.

Aşırı itimat önyargısı: Bazı insanoğlu bu önyargı yüzünden kendilerine aşırı güvenir ve karar verme aşamasında daha büyük risk alırlar. Bu da pozitif ya da negatif sonuçlanabilir.

Savsaklama önyargısı: Kısa dönemli ödülleri daha iyi bir ödülü beklemeye yeğleriz. Ders çalışmanın uzun solukta daha yararlı bulunduğunu bilsek de gülünç kedi videolarını izlemeyi tercih ederiz.

Temel yükleme hatası: Bu durum bir kişinin davranışını anlık bir duruma değil de karakterindeki eksikliklere bağlamaktır. Size bir kez çıkışan biri muhtemelen hep kızgın değildir fakat o şekilde bulunduğunu düşünürsünüz.

Tepkisellik önyargısı: Bir şey yapmamız yasaklanmışsa, seçim özgürlüğümüzü kanıtlamak için tam tersini yapma arzusu duyarız. Örnek olarak çimenlere basmak ya da bir sanat eserine dokunmak şeklinde.

Seçici dikkat: Dikkat kısıtlı bir kaynaktır ve bilhassa çalışırken birçok şeye vermemiz gerekir. Beynimiz çevreden gelen bilgiyi süzer, yararlı olanlara odaklanarak gerisini boş verir.

Sağ kalma önyargısı: Her gün bir sürü kitap gördüğünüz için kitap bastırmanın kolay bulunduğunu sanırsınız zira basım aşamasına gelememiş onca kitabı görmezsiniz.